pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2010 Cumartesi

Charlotte Gainsbourg

9 Ocak 2010 Cumartesi 4
Herkes Charlotte Gainsbourg'u tanıyor değil mi? Kim olduğunu anlatmama gerek var mı? The Science Of Sleep'i de mi izlemediniz yoksa? Tamam, hepsini geçtim; Serge Gainsbourg ve Jane Birkin'in efsane aşkı? Eğer kim olduğunu bilmiyorsanız, biraz yorulun ve araştırın. Bu zamana kadar yaptığınız tembelliği telafi edin. Charlotte Gainsbourg 2. albümünü yayınladı. Aslında 3. sayılabilir. Kendisi daha 15 yaşında bir kız çocuğuyken, babasının şarkılarını söylediği Charlotte For Ever albümü pek de dikkate alınası bir albüm değil. 2. albüm Beck'in katkısıyla ortaya çıktı. İlk albüm de Air ve Jarvis Cocker desteğiyle çıkmıştı. Yeni bir albümde bir Guy Garvey parmağı olur mu diye düşünmedim değil. Ama tabii ki böyle bir şeyin gerçekleşmesi pek mümkün değil. Charlotte Gainsbourg'a karşı ne kadar bir sempatim olsa da, en sevdiğim müzisyenlerden birisi olan Guy Garvey'in böyle bir albüm yapmaya pek sempatiyle bakacağını sanmıyorum. Ama insan yine de merak ediyor. Beck, Air ve Jarvis Cocker gibi übermensch'lerin katkısıyla böyle bir şey ortaya çıkıyorsa, diğer bir übermensch Guy Garvey'le neler yapardı diye. Charlotte Gainsbourg'u tanımayanlar, hala araştırmadınız değil mi? Yazının bitmesini mi bekliyorsunuz yoksa? Tamam, peki o zaman. Küçük bir bilgi size; Charlotte Gainsbourg, Serge Gainbourg ve Jane Birkin'in arasında geçen, ve kült film olası aşkın meyvesi. Bu yüzden kendisinin de insan üstü yeteneklere sahip olması gerektiği gibi bir fikir var ortada. Tamam, oyunculuk açısından iyi bir yeteneği var, şarkı söylemesi de bir o kadar iyi. Ama çıkarttığı bu iki albümde de başkalarının şarkılarını söyledi. Kendisinin çok iyi bir solist olduğunu söyleyebilirim, ama müzisyen olduğunu kabul edemem malesef. Yeteneği olmadığından değil, kendisinin piyano çaldığını ve müzik bilgisinin olduğunu biliyoruz. Albümlerinde neden böyle bir yol seçtiğini anlamaya çalışmak, sizi biraz paranoyakça düşüncelere sevk edebiliyor. Örnek olarak; Pazarlama stratejisi? Air, Jarvis Cocker ve Beck sevenlerin de Charlotte Gainsbourg'a kulak kabartması? Bu müzisyenlerin, insan üstü olduğu sanılan bu kadının albümüne destek vererek, çorbada tuzum olsun da, bu süper insanın bulunduğu yerde benim de payım olsun mantığı? Ya da sadece Serge Gainsbourg ve Jane Birkin'e olan hürmet? Hepsi benim saçma fikirlerim olabilir tabii. Bunların dışında, 2009 tarihli IRM kötü bir albüm mü? Kesinlikle değil. Bünyede 5:55 etkisi yapmasa da dinlemeye değer. Bir Beck albümünü Charlotte Gainbourg yorumuyla dinliyormuş gibi bir tat var ortada. Heaven Can Wait çıkış şarkısı olarak seçilmişti. Klibinin güzelliğine kapılıp, onlarca kez izleyip, dinledikten sonra bu şarkının gerçekten iyi olduğuna karar verdim. Şarkının sözlerini de güzel kelimesiyle açıklamak yanlış olur. Daha iyi bir kelime düşünün ve güzel kelimesinin yerine onu koyun. Bu albümde dikkatimi çeken bir diğer şarkı da Me and Jane Doe oldu. Anti-folk akımının kıvırcıklı saçlı, garip kadını Kimya Dawson'ın şarkılarını andırıyor bu şarkı. Bu sebepten olsa gerek, bu şarkıyı da albümün güzel şarkıları arasına ekledim kendi çapımda. IRM ve Master's Hand de es geçilmemesi gereken şarkılar.2009'un son anlarında çıkan bu albüm kesinlikle dinlenmesi gereken bir albüm, fakat söylediğim gibi ortada bir 5:55 durumu yok. Şimdiden söyleyeyim de üzülmeyin.

14 Kasım 2008 Cuma

One Little Plane - Until

14 Kasım 2008 Cuma 1

One Little Plane'i ilk dinlediğimden beri baya bi zaman geçti. Baya dediğime bakmayın, albümü 30 Haziran 2008 tarihinde çıktı. Dinlediğim ilk günden beri bloga yazmayı planlıyordum, fakat başkalarının da One Little Plane dinleyecek olması yazmamı zorlaştırmıştı. Hala da zor yazıyorum. Aynı anda, bencillik ve kıskançlık yaşıyorum. Affedin. Aslında beni anlayabilirsiniz, çok sevdiğiniz bi kitabı yalnızca çok sevdiğiniz insanların okumasını istersiniz, aldığınız bir tişörtü başkasında görmekten hoşlanmazsınız. Öyle birşey sanırım.
One Little Plane, Kathryn Bint isimli şirin arkadaşımızın sahne ismi. Until albümünün yapımcılığını, Four Tet olarak tanıdığımız Keiran Hebden yapmış.
Kathyrn yaptığı müziği "dreamy heart warming folk","gently wistful, dust-kicking psychedelia" ve "simple, heartfelt melodies" olarak tanımlıyor. Yaptığı müziği gayet iyi tanımlamış olmasına rağmen daha basit olarak, bunların üstüne benim verebileceğim etiketler, "akustik pop" ve "folk" olabilir. İlk olarak Radiohead'in Dead Air Space sayfasına albümü tanıtan bir yazı ekleyen Colin Greenwood sayesinde ismini duyurmayı başardı.
Albümdeki tüm şarkılar insanın içini ısıtan, sevimli melodilerle dolu olsa da, "Make of Me", "Sunshine Kid", "Nobody Out There" gibi şarkılar bu sevimli melodilerin bıraktığından daha fazla bir etki bırakıyor.
Albümü dinlerken, "elinde gitarıyla, kocaman yeşil gözleriyle, karşımda çalarken dinlesem, ne kadar çok keyif alırdım" diye düşünüyorum. Belki bir gün o da olur.
Until

8 Eylül 2008 Pazartesi

Erlend Øye - Unrest

8 Eylül 2008 Pazartesi 0

Erlend Øye Elektronikalar Diyarında: Bölüm 1
Bugünkü konumuz Kings of Convenience ve The Whitest Boy Alive'dan tanıdığımız Erlend Øye'nin solo albümü Unrest. Norveçli müzisyenin albümü 2003 yılında piyasaya çıktı. Bu albümdeki her şarkı için ayrı bir prodüktörle çalıştı. Ve her şarkı ayrı ülkelerde kaydedildi.
Şarkıların kaydedildiği şehirler; New York, Connecticut, Uddevalla, Roma, Barselona, Rennes, Turku, Bergen, Helsinki ve Berlin.
Erlend Øye'nin The Rapture, The Smiths, Röyksopp, Phoenix gibi gruplara yaptığı mixlerin olduğu ve djlik konusunda ne kadar iyi olduğunun kanıtı olan Dj Kicks isimli bir toplaması da var.
Unrest kesinlikle mükemmel bir elektronika albümü. 90'ların elektro-pop gruplarını andırır bi havaya bürünüyor bazen, ama Erlend Øye orjinalliği albüme tamamen sinmiş şekilde duruyor.
Dans etmemek, şarkılara eşlik etmemek elde değil.
Link!

Search

 
◄Design by Pocket► Distributed by Blogspot Templates