05 Aralık 2009 Cumartesi

Beach House "Teen Dream"


Beach House yepyeni bir albümle karşımızda, aslında karşımızda olacak. Teen Dream’in çıkışı 26 Ocak 2010 görünse de vahşi teknolojik dünya bazı şeyleri gittikçe hızlandırdı ve neredeyse şarkıların artık kulaklarımızda aşınmasına bile sebep oldu. 2006 yılından beri iki yıl aralıkla verdikleri albümlere bir yenisi daha eklenecek.


Klasik olarak Beach House bu albümde de çizgi dışına çıkaran bir şarkı yapmamış. Bunu hayal kırıklığı ile değil aslında gayet sevinerek söylüyorum, onlar da ne istediğini bulan ve bunda ilerleyen kişiler gibi geliyor bana. Uzaktan konuşmanın kolaylığı ile, umarım böyle devam ederler diyorum. Çünkü son üç albümdür birbirinin devamı niteliğinde olması da iyi bir istikrar.


Eski albümlerindeki Gila, Tokyo Witch gibi şarkılara alternatif olarak bu albümde en çok “10 Mile Stereo” ve “Silver Sounds” dikkat çekici nitelikte. Beach House tarzı yada dream pop’a kayan albümlerde şarkı ayırmak pek sağlıklı olmasa da müzikal alt yapıları ile insan başka bir evrene geçidi yakalıyor!


Grup bu arada Dirty Projectors, Animal Collective ve Grizzly Bear tarzına benzetilmiş çıkaracakları bu albümle. Garip, nedense hep Galaxi 500 dinleyerek büyüdük demelerini bekliyor insan. Ama tabi şöyle bir bakarsak gruplar baya yardımlaşıyor kendi aralarında. Legrand’ın Two Weeks şarkısıyla Grizzly Bear’da duyduk, ayrıca şu popüler vampir serilerinden “Yeni Ay”ın film müziklerinde “Slow Life” var. (Oldukça şaşırtıcı ve bu arada filmin müzikleri gerçekten güzel olmuş.)


Müzik eleştirmenine göre 2010'ın en beklenilen albümlerinden biri Teen Dream. Umarım yıl bu başlangıçla güzel gider.


http://www.beachhousebaltimore.com/ buradan Norway şarkısını ücretsiz olarak indirebiliyormuşuz.


Şarkı Listesi:


1. Zebra
2. Silver Soul
3. Norway
4. Walk in the Park
5. Used to Be
6. Lover of Mine
7. Better Times
8. 10 mile Stereo
9. Real Love
10. Take Care

Geçmiş Beach House blog yazıları ise aşağıda:
http://loveofthecommonpeople.blogspot.com/2008_12_01_archive.html
http://loveofthecommonpeople.blogspot.com/2008/11/beach-house-used-to-be.html

03 Aralık 2009 Perşembe

Scout Niblett





Asıl adı 'Emma Louise Niblett' olan 'Scout Niblett' 1973 İngiltere doğumlu.Scout ismini kendisine Harper Lee'nin 1960 tarihli romanı 'To Kill a Mockingbird''den seçmiş.Genelde kendi çaldığı davullar ve gitarlar ile vokalden oluşan parçaları pek bir minimalist.

Bildğim bütün kadın müzisyenlerden çok daha farklı bir saflığa sahip olduğunu düşünüyorum.Sanki küçük bir oğlan çocuğuymuş gibi geliyor bana hep.Genelde onun kadar güzel kadınlar güzelliklerini sergilerken kendi cep telefonuyla çekip durduğu bazen yaralı bereli,makyajsız fotoğrafları,o fotoğraflardaki kıyafetleriyle çok doğal.Astrolojiye kafasını takmış olan Niblett bir de Nottingham Üniversitesi'nde müzik eğitimi almış.

Diskografisinin tamamı buradan görülebilinir.Marliyn Monroe,Van Morrison gibi isimlerin parçarının coverlarını albümlerine koymasının yanı sıra konserlerinde de Beatles,Nirvana hatta Althea&Donna bile çaldğı görülmüş.Beraber çalıştığı isimler arasında gözüme çarpanlarsa Songs:Ohia,Devendra Banhart,Bonnie Prince Billy,Kath Bloom ve Cat Power.

Daha fazlası için myspace sayfası, scoutniblett.com, plastikmädchen ile röportajı.

Bir de tabiki en sevdiğim videosu olan La Blogotheque videosu:

23 Kasım 2009 Pazartesi

Patrick Wolf


İşte günümüz David Bowie’si karşımızda. Garip-pop-star havaları Glam kadar sert değil, ancak basit popülerlik ile de bağdaştırılmayacak kadar özgür, epey farklı, zaman zaman melankolik ve ya eh tabii elektronik. Gerçekten enteresan bir şeyler yapılıyor orada: kemanlar, viyolonseller, org sesleri hatta atari, savaş sesleri…
İlk albümünü 20 yaşında piyasaya süren Wolf’un star’lık kariyeri zaman zaman çöküşü bulmuş olsa da bence müzikte kendi yerini bulduğu için en azından çizgisinden ödün vermeyen kulaklara müzik bize. Üretkenliği ve farklı müzik tarzı da onu götürüyor güzelce.

Ayrıca şöyle birkaç röportajlarına göz attığımızda da kendini yansıtan o kıyafetleri kadar ilginç bir insan. Sosyolojik bir araştırma eşiğine getirmedi değil ama The London Paper (Bay Mackenzie’ye) gazetesine “In the same way I don’t know if my sixth album is going to be a death-metal record or children's pop, I don’t know whether I’m destined to live my life with a horse, a woman or a man. It makes life easier." Kabaca çevirmeye çalıştım ben de: “Aynı şekilde eğer altıncı stüdyo albümünün soundu deathmetal ve da çocuk-pop tarzında olursa, bir at, kadın ya da bir erkeğin kaderim olmayacağını bilemem. Yaşamım kolaylaşır belki de o zaman.” Yani yapmak istediğim cinsel tercihlerini buluşturmak değil elbette. Ancak verdiği cevaplarda bile müziğinden referans vermek gerçekten içten geliyor.

David Bowie yıl 2010 desek de, kendi yolunu çizen biri Patrick Wolf. The Conqueror albümün de yolda olduğunu bilmek güzel oldu! Arcade Fire, Owen Pallett, Larrikin Love ile de çalışıyor ara sıra keman konusunda. Pallett, Wolf’un konser videolarında da oldukça karşımızda ya da Wolf, Pallett’in. Final Fantasy kemansız düşünülemez, Wolf’un olduğu kadar.

• 2003: Lycanthropy
• 2005: Wind in the Wires
• 2007: The Magic Position
• 2009: The Bachelor
• 2010: The Conqueror

Bu da Magic Position klibi. Belki ufak bir fikir.

09 Kasım 2009 Pazartesi

Editors - In This Light And On This Evening




Şu 2009 yılının son çeyreğinin içindeyken şöyle geriye dönüp bakıyorum da aklımda kalan albüm sayısı yirmiden fazla değildir. Bunların içerisinde biri var ki sanırım 2009'un en iyi albümü bu diyorum . Evet Editors'ın son albümünden bahsediyorum.

Şimdi size gelip Editors 2002'de Staffordshire'da kurulmuş bir indie rock grubudur gibi açıklayıcı bi yazı yazmayacağım, zaten adamlar geldi her tarafta klipleri gösterildi bilen bilir. Benim asıl olarak anlatmak istediğim şey Editors'taki değişim. Albüme bakacak olursanız eski albümlerindeki indie rock ritmlerin yerini industrial ritmler almış (bkz. ilk single: Papillon). Bu değişimin sonucunda müzik genel olarak indie rock'tan uzaklaşmış ve albüme hakim olan hava karanlıklaşmış. Artan synthesizer kullanımı ile birlikte genel hatlarda Fransız Coldwave, EBM, Goth, ve Post Punk türlerine yaklaşılmış. Bu aslında çok da yeni bişey değil bu tarzları tekrar canlandırmaya çalışan ilk grup Editors da değil (bkz. Project: KOMAKINO) ancak bu işi bence en iyi beceren grup onlar olmuş.

Son zamanlarda indie rock müziğin zamanını doldurduğunu düşünen ve işlerin biraz daha karanlıklaşmaya başlamasını isteyen benim gibi kişiler için Editors albümü size biraz olsun Bauhaus, Norma Loy, Joy Division hissini yaşatabilir.

Goth Rising...



not: Albümün limited edition versiyonundaki ek cd'de bulunan 5 şarkı neden albüme koyulmamış bilmiyorum, inanılmaz şarkılar var örneğin "This House Is Full Of Noise"...

01 Kasım 2009 Pazar

Dirty Projectors

Photobucket


2009 yılında albüm çıkaran bir diğer müzik grubu da Dirty Projectors,hatta bu albümün üzerine geçtiğimiz eylül ayında yeni bir EP bile çıkardılar.Albümün adı 'Bitte Orca' yani almanca 'Lütfen Balina' demekmiş.EP ise 'Temecula Sunrise'.Brooklyn çıkışlı grup Dirty Projectors 2002 yılında
Yale öğrencisi Dave Longstreth tarafından kurulmuş.Grubun üyeleri ise şöyle fotoğraftaki sıralarına göre ,sol üst:Brian Mcomber ,orta üst:Haley Dekle ,sağ üst:Angel Deradoorian ,sol alt:Nat Baldwin, orta alt:Amber Coffman ,sağ alt:Dave Longstreth.

myspace sayfası


Bu aşağıdaki de izlemekten yıllardır hiç sıkılmadığım 'La Blogotheque' videoları.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Sunset Rubdown

Photobucket


Kanadalı indie rock grubu Sunset Rubdown,Wolf Parade grubundan Spencer Krug'un solo proje yapma fikriyle başladı.Zaten ilk yayınlanan Sunset Rubdown kaydı ‘Snake’s Got A Leg’ Krug’un yatak odasında tek başına kaydettiği işlerden ibaret.Röpörtajlarında söylediğine göre parçalarını canlı çalmak istemiş ve bir kaç arkadaşından onunla sahneye çıkmalarını rica etmiş daha sonrada beraber kayıt yapıp,beğenilen kayıt için turneye çıktıklarında farketmişlerki bu ciddi ciddi yeni bir grup işi.Grubun 2008'de katılan Marc Nicol ile beraber son hali şöyle:
Spencer Krug (vocals, guitar, keyboards), Camilla Wynne Ingr (percussion, keyboards, vocals), Michael Doerkson (bass, guitar, drums), Marc Nicol (bass, kimbala), Jordan Robson-Cramer (drums, guitar)

Sunset Rubdown'ın dördüncü LP kaydı olan Dragonslayer'ın geçtimiz yazın başında yayınlandı ve bence Grizzly Bear'ın Veckatimest'i ve Dragonslayer bu yazın en güzel albümleriydi.Sunset Rubdown'ın müziğinde de sözlerinde de ilk bir kaç dinleyişte rahatsız edici birşeyler olduğu tepkisini aldım hep ve kendim ilk dinlediğimde de sevmemiştim açıkcası.Çünkü alışalagelmiş kalıpların çok dışından soyut ve karmaşık sözleri ve bilindik indie marşı müziklerinin çok dışındaki soundlarıyla alışması zor vazgeçmesi imkansız bir yerdeler.Krug'un vokalindeki nefes nefese Bowie benzerliği ve yazdığı sözlerdeki gizem perdesinin aralarındaki rahatsız edici derecedeki gerçek samimiyet ve gerçek acı ve gerçek mutluluk yani gerçek duygular içine girildimi insanın beyninde yankılanmıyor değil.İçten bir üzgünlük ve kızgınlıkla ettiği küfürleri var parçalarında.Beni en çok etkileyen o haykırışlarındaki gerçeklik hissi.Mesela 'The Men Are Called Horsemen There' isimli parçasının sonunda 'Where someone says fuck me someone else says,ok' cümlesi ya da en şahane parçası olduğunu düşündüğüm 'The Empty Threats Of Little Lord' da 'You Snake' dediği an.Aslında böyle teker teker anlatmakla hiç olmaz.En iyisi dinleyin kendiniz duyun.

myspace sayfası

29 Temmuz 2009 Çarşamba

madensuyu

2 tane şirin insandan oluşan güzel seslere sahip bir belçikalı grup.
3 gün önce brükselliveda izledim ve inanılmaz beğendim. (itiraf ediyorum aslında ilk başta beni sahneye çeken melodiler değil grubun ismiydi. maden suyu. aa türkçe be bu.) Enerjileri, sahne duruşları harikuladeydi.
Demolarına falan ulaşamadım o yüzden myspace linkiyle idare edicez, şimdilik :)
Myspace

28 Temmuz 2009 Salı

Unknown Pleasures

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Bishop Allen


Albüm kulağınızla ilk buluştuğu an ayaklarınıza da vurabilme ihtimali yüksek! “Grrr…” albümü ile tanıştık biz, ama hemencecik sevmeme yetti zaten. Farklı enstrüman tatları alınan bu grup Brooklyn’li. Aklımıza Nick and Norah’s Infinite Playlist filmi geliyor zaten… Konser görüntüleri ile performans oyunculuğu da yaptılar. Film de güzeldir, bir aralık bakın ona da.

3 albüm ve 12 ep sahibi. Bu kadar ep sahibi olmak bence sinir bozucu. Yok yani topla albüm yap adam gibi 2 tane daha. Ancak aylara göre eğlencelik ep’ler yapmışlar, kalbimizi kazanmışlar. 2006’nin her ayına dörder şarkılık bir ep adamış adamlar. JULY pek popülermiş, haberimiz olsun.

Grup üyeleri Christian Rudder, Justin Rice ve arkadaşlarından ibaret. Öyle arada bulduklarına bir şeyler çaldırıyorlar, ben baktım. Mesela Michael Tapper var, davul çalmış Bishop Allen’da, We are the Scientists’in davulcusu asıl. İnternet çevresinde yoğun bir bilgi bulanamıyor. Hani diyoruz zaten bulup ne yapacağız. Dinleyelim eğlenelim. Avrupa turnesine çok çıkıyorlar, umarız buraya da gelirler. Soracağımızı kendilerine sorarız. Böyle eğlencelik partilik güzel şeyler yapıyor çocuklar. Buradan da aferin diyoruz.

Albümler:
Grrr
The Broken String
Charm School

Ep’ler:

January
February
March
April
May
June
July
August
September
October
November
December



sitesi.

05 Temmuz 2009 Pazar

Love Of The Common People Sunar

İyi Dinleyin!

İyi Dinleyin!