Electronic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Electronic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2009 Pazartesi

Tom Vek- We Have Sound

26 Ocak 2009 Pazartesi 0

Uzun zamandır bir köşede durmasına rağmen -Tom ismine duyduğum ön yargıdan olsa gerek- üşenmiş, bir türlü dinlememiştim. Fakat Tom Vek kendisine duyulan ön yargıyı dinlediğim tek parçasıyla bile aştırabilecek bir adam. Elektronik ve indie müziği çok başarılı bir şekilde harmanlamış. İngilizlerden haggaden de güzel insanlar çıkıyor be diye bir kez daha dedirtiyor, özellikle de 'we have sound' albümüyle. senin başında çıkardığı music television ile albüme yeni şarkılar ve hoş remixler eklemiş ayrıca. Unutmadan; çok daş bir insan olduğunu söylemek de boynumun borcu. Evet daha fazla uzatmayayım, siz dinlemeye başlayın. 

Tracklist:

01 C-C (You Set The Fire In Me)
02 I Ain’t Saying My Goodbyes
03 If You Want
04 A Little Word In Your Ear
05 If I Had Changed My Mind
06 The Lower The Sun
07 Cover
08 Nothing But Green Lights
09 On the Road
10 That Can Be Arranged

soğuk içiniz.

edit: myspace, resmi site hedesi

10 Kasım 2008 Pazartesi

Alaska in Winter - Dance Party In The Balkans

10 Kasım 2008 Pazartesi 0

Alaska in Winter, Amerikalı Brandon Bethancourt'un tek kişilik grubunun ismi, kendisi Almanya'nın Berlin şehrinde yaşıyor.
Brandon, "Dance Party in The Balkans" albümüyle çıkışını yapmış olsa da, hiç yayınlamamış olan ve Atlantis gibi kayıp olan albümü "Ivan Fyodorovich is Not a Real Person" da var. Aslında bu yazıyı 7 gün sonraya bırakmak istemiştim. Çünkü Brandon Bethancourt, Alaska in Winter'ın ikinci albümü olan Holiday'i 17 Kasım'da, Avrupa'da piyasaya sürecek. Bir hafta sonra yeni albüm hakkında bir yazı ve linki ekleyebilirim umarım.
Brandon Bethancourt ve Beirut'dan Zach Condon birlikte bir kaç çalışmalarda bulunmuş, baya yakın oldukları biliniyor. O çalışmalardan birisi de "Dance Party In The Balkans", Zach Condon da bu albümde ukulele, trompet ve sesiyle eşlik etmiş Brandon'a. Zach Condon'dan bahsetmişken, 16 Şubat'ta da Beirut "March of the Zapotec" ve "Holland" isimli iki tane EP yayınlayacak, yeni albümün çıkış tarihi olarak da "kesin olmamakla beraber" sonbahar olarak belirlemişler.
Alaska in Winter'ın müziği elektronica olarak tanımlanabilir. Albümün isminden anlaşılacağı gibi balkan esintilerini de kullanmışlar bu albümde. Zach Condon'ın ve A Hack And Hacksaw'dan Heather Trost'un albüme katkı yapıyor olması, bu albüme folk müziğin sıcaklığının bulaşmasını sağlamışlar.
Close Your Eyes - We Are Blind uzun süre kulaklarınızdan gitmeyecek bir şarkı.
Grubun adına yakışmayacak kadar sıcak bir albüm.
Dance Party In The Balkans

11 Eylül 2008 Perşembe

MGMT - Oracular Spectacular

11 Eylül 2008 Perşembe 0

Last.fm psychedelic, synth-pop demiş bu iki tuhaf herifin yaptığı müzik için. Bir de Yeasayer'e benzetmiş.

İlk albümleri Oracular Spectacular'ı 2008 başında çıkardılar. Yaptıkları müzik 80'ler disco dönemine indie sosu katılmış gibi tuhaf bir çağrışım yapıyor bende. Dinleyince "ne alaka lan?" diyebilirsiniz, hak veriririm, benim abukluğumdur. Neyse, Oracular Spectacular gerçekten dinlemeye değer, eğlenceli ve farklı bir albüm. "İki kişiden nasıl böyle bir müzik çıkıyor ki lan?" bile dedirtebiliyor hatta. Renkli bir sound'a sahipler o yönden. Albümdeki favorilerim The Youth, Time to Pretend, Electric Feel. Neyse uzatmayayım daha fazla.

Oracular Spectacular

8 Eylül 2008 Pazartesi

Ratatat-Classics

8 Eylül 2008 Pazartesi 0
Ratatat arada sırada kulağıma gelen ama hiç de dinlemeye kalkışmadığım bir gruptu şu bi kaç gün öncesine kadar ,bir yerde rastgeldim ve dinledikten sonra neler kaçırdığıma pişman oldum diyebilirim.Eğer sizde hiç dinlemediyseniz durmayın koşun dinleyin heheyt(çok gaza getirici oldu ama inanın hakeden bir grup).Gelelim albüme classics albümüne,başından sonuna çok eğlendirici,sizi dans etmeye yöneltip bi de üstüne robotumsu şekilde dans figürleriyle eğlenmenize vesile olabilir.Albümün tamamı enstrümantal, bir yerinde bile vokale rastlayamıyorsunuz ama bu albümle tamamıyla bütünleşmiş,dinledikten sonra vokal olmaması en iyisi diye düşünüyorsunuz zaten.Albümün şarkı listesi şu şekilde:
1. "Montanita"
2."Lex"
3."Gettysburg"
4."Wildcat"
5."Tropicana"
6."Loud Pipes"
7."Kennedy"
8."Swisha"
9."Nostrand"
10."Tacobel Canon"
Montanita şarkısı bir ilginç tetris müziği havasına sahip, buna rağmen çok güzel bir şarkı(tetris müzikleri kanımın çekilmesine sebep olur)Lex albümün en iyi iki şarkısından biri ,içinizde birşeyler dansediyormuş gibi hissedebilirsiniz,melodisi inanılmaz başarılı.Gettysburg arada kaynayan ama aslında gayet başarılı olan bir parça diyebiliriz, albümün en iyi iki şarkısının arasına sıkışmış olması çok ezik bir durum tabi ama kendisini de seviyoruz burdan ona selam göndermek istiyorum ,,ve işte Wildcat te sıra tam anlamıyla süper bir şarkı, aralara serpiştirilmiş olan kedi miyavlamasımsı(?) ilginç şeyler çok şirin, tetris havası burdada göze çarpmakla birlikte kafanız kendi halinde sağa sola dansetmek isteyebilir, hakim olmanız tavsiye edilir.Tropicana şarkısı ortalama güzellikte ,albümün havasına yakışan bir şarkı.Loud Pipes da melodisi güzel olan şarkılardan ,albümün temposuna uyuyor.Kennedy uptıs uptıs bir havaya sahip ,havalı ve ayriyetten ciks desek yalan olmaz.Swisha'nın ise temposu düşük ve kendini albümün diğer şarkılarından başarıyla ayırıyor aferim ona.Nostrand trip-hop havası ağır basan , düşük tempolu şarkılardan gene , albümün sakin bir finale sahip olmasında katkısı büyük.Tacobel Canon a gelince bende o şarkının olmadığını şimdi farketmekle beraber aradım mamafih bulamadım demek istiyorum, iyi, hoş ,güzel olduğuna eminim ileriki günlerde dinler de beğenirsem kendisini buraya ekleyebilirim. Neyse bu eğlenceli albüm turumuzda burda sona eriyor.Herkese iyi ratatat dinlemeler efenim..
işte link

Saltillo-Ganglion

Saltillo gene pek ünlenmemiş ama başarılı gruplardan.Trip-hop,down tempo müzik yapan grup yaylı çalgıları da işin içine dahil ederek ilginç ve eşsiz bir tat yakalamayı başarmış.Trip-hop bu çalgılar sayesinde daha çok etkileyici bir hale gelmiş.Saltillo asıl olarak tek kişilik bir proje ve Menton J. Matthews adlı yetenekli müzisyenin eseri, albümü dinledikten sonra adamın takdire şayan olduğunu anlamamanız mümkün değil.Ganglion gayet iyi bir albüm, çoğu şarkıda değişik sanatçılarla düet yapılmış ,bunun sayesinde de dinlerken sıkılmıyorsunuz, her şarkı farklı bir tat veriyor.Albümün şarkı listesi şu şekilde:
01. A Necessary End
02. Giving In
03. Remember Me?
04. A Simple Test
05. A Hair on the Head of John the Baptist
06. Blood and Milk
07. The Opening
08. Backyard Pond
09. Grafting
10. Praise
11. I'm on the Wrong Side
12. 002 F#m
"A Necessary End" albüme etkili bir başlangıç yapıyor, yaylı enstrümanların trip-hop’ı ne kadar değiştirdiğine inanmayacaksınız, albümün iyi şarkılarından."Giving In" albümün en öne çıkan parçası, vokalin hoş sesi ve Menton J. Matthews in yeteneği birleşince ortaya çıkan bu şarkı, sesinizi en ince perdesine çıkarıp eşlik etmenize sebep olabilir.."Remember Me?" gene yaylı çalgıların kalbiniz kazanacağı şarkılardan,vokali olmamasına karşın bu boşluğu çok iyi şekilde dolduruyor."A Simple Test" daha çok electronic havasını hissettiğiniz , hareketli, temposu düşmeyen şarkılardan, adamın ilginç vokal sample’ları kullandığını bildiğimden olsa gerek şarkının 02:36 ila 02:39 arasında "aa hadi görüşürüz bay bay " gibisinden bir şey duymuş bulunmaktayım, dinler de bi de sizde farkederseniz kendimi paranoyak zannetmekten vazgeçeceğim,,”A Hair on the Head of John the Baptist” şarkısı ilginç bir diyalogla başlıyor,Shakespeare oyunlarının bazı kısımlarından vokal kaydı oluşturup onu kullandığını şimdi öğrenmiş bulunmaktayım,başlarda Moby havası verse de sonraları farklılaşıyor, başarılı bir parça diyebiliriz."Blood and Milk" melodisi dikkat çeken şarkılardan, bir önceki şarkıyla benzerliiği dikkatimi çekmiş bulunuyor ama önceki şarkıların hatrına affediyorum. "The Opening" iki şarkıdır özlediğimiz yaylı çalgılarla açılıyor, oldukça başarılı.."Backyard Pond" elektronik altyapılı düşük tempolu bir şarkı, ilginç olmuş desek yeridir, korku filmi müziğinden hallice.”Grafting” doğu esintileri bulabiliceğiniz oldukça farklı bir şarkı, etkileyici ve hoş olduğunu söyleyebiliriz."Praise" ilginç vokal sample larıın kullanıldığı şarkılardan, melodisi ortalara ilerledikçe güzelleşiyor. "I'm on the Wrong Side" gayet hoş bir şarkı olmasına rağmen çok kısa sürüyor."002 F#m"le de kapanışı yapan albüm trip-hop sevenler için değişik,yeni bir soluk..bi kulak kabartmanız tavsiyemdir..
Saltilllo_Ganglion

Lamb-Best Kept Secrets


Uzun bir aradan sonra ,Lamb adındaki şukela grubu keşfettim.Sakin ,kafa yormadan dinleyebileceğiniz ,güzel müzik yapan bir grup.Bütün albümleri dinlemeye üşendiğimden ilk olarak Best of'u dinleyeyim dedim,Best Kept Secrets albümü grubun 96 -2004 arası en iyi şarkılarından oluşan ve gayet başarılı bir toplama albüm.Son zamanlarda girdiğim trip-hop, chill out arayışı içinde bulduğum sayılı iyi gruplardan lamb,özellikle bayan vokalin sesi çok hoş, albümün track listingi şöyle:
1. "Cotton Wool"
2. "God Bless"
3. "Gold"
4. "Gorecki"
5. "Little Things"
6. "B-Line"
7. "Lullaby"
8. "Bonfire"
9. "Heaven"
10. "One"
11. "Gabriel"
12. "Angelica"
13. "Til the Clouds Clear"
14. "Wonder"
15. "Please"
16. "Stronger"
Bazı şarkıları kulağı tırmalasa da(İşe bak grubu öv öv sonra da bazı şarkıları kulağı tırmalıyo de, ilginç oldu tabi neyse)genel olarak gayet tatmin edici bir albüm,özellikle gabriel şarkısı albümün göze batan en iyi parçası, bi kaç gün sürekli dinlemek isteyeceğinizi garanti ederim(fazla iddialı oldu çaktırmayınız).Sonuç olarak dinliyecek bişiyler arıyorsanız ve trip-hop tan hoşlanıyorsanız kesinlikle en azından bi dinlemeniz gereken bir albüm.

Avey Tare & Kría Brekkan - Pullhair Rubeye


Animal Collective'dan tanıdığımız Avey Tare (David Portner) ve onun eşi, aynı zamanda eski múm elemanı olan Kría Brekkan (Kristín Anna Valtysdóttir) ile birlikte Pullhair Rubeye'ı 2007'nin Nisan ayında piyasaya sürdü. Avey Tare ve Kría Brekkan'ın birlikte vokallere katkı yaptıkları bu albümde her ikisinin grubundan da esintiler taşıyor.
(Devamı)
Pullhair Rubeye

Erlend Øye - DJ Kicks


Erlend Øye Elektronikalar Diyarında: Bölüm 2
Dj Kicks 1995'den beri var olan bir oluşum. !K7 plak şirketinin, müzisyenlerin bir de djlik yeteneklerini görelim diye ortaya attığı bir proje. Bugüne kadar Dj Kicks albümü çıkartan müzisyenler ve gruplar arasında ilk olarak göze çarpanlar; Four Tet, Thievery Corporation, Kid Loco, Nightmares on Wax, Hot Chip, Daddy G, Burial ve Erlend Øye oluyor.
Erlend Øye'nin Dj Kicks'i 19 Nisan 2004 günü piyasaya çıkmıştı.
Morrissey'in "To died by yourside it's such a heavenly way to die" dediği The Smiths şarkısı There is a Light And it Never Goes Out'ı da barındıran bu " djlik hadisesi" albümdeki vokalleri Erlend'in kendisi yapıyor.
Tek şarkı atlatmadan 17. şarkının sonuna kadar dans ederek götüren bir mix hazırlamış Erlend. 5. şarkıya geçmeyi zorlaştıran Phoenix Mix'i If I Ever Feel Better'a dikkat etmenizi öneriyor, albümün linkini veriyorum.
Buyrun.

Erlend Øye - Unrest


Erlend Øye Elektronikalar Diyarında: Bölüm 1
Bugünkü konumuz Kings of Convenience ve The Whitest Boy Alive'dan tanıdığımız Erlend Øye'nin solo albümü Unrest. Norveçli müzisyenin albümü 2003 yılında piyasaya çıktı. Bu albümdeki her şarkı için ayrı bir prodüktörle çalıştı. Ve her şarkı ayrı ülkelerde kaydedildi.
Şarkıların kaydedildiği şehirler; New York, Connecticut, Uddevalla, Roma, Barselona, Rennes, Turku, Bergen, Helsinki ve Berlin.
Erlend Øye'nin The Rapture, The Smiths, Röyksopp, Phoenix gibi gruplara yaptığı mixlerin olduğu ve djlik konusunda ne kadar iyi olduğunun kanıtı olan Dj Kicks isimli bir toplaması da var.
Unrest kesinlikle mükemmel bir elektronika albümü. 90'ların elektro-pop gruplarını andırır bi havaya bürünüyor bazen, ama Erlend Øye orjinalliği albüme tamamen sinmiş şekilde duruyor.
Dans etmemek, şarkılara eşlik etmemek elde değil.
Link!

The Notwist - The Devil, You+Me


1989 yılından beri varlığını sürdüren bir grup Notwist. Markus Acher, Michael Acher, Andi Haberl, Martin Gretschmann isimli dört almandan oluşuyor. Elektronika, indie, ambient tarz icra ediyorlar. 13 & God gibi projelerde de bulunmuşlar. Markus Acher, Lali Puna ve Ms. John Soda gibi diğer elektronik-indie gruplarla da çalışmış.
İlk olarak 1991 yılında grupla aynı ada sahip albümü çıkartıyorlar o günden bugüne toplam 6 albüm bırakıyorlar.
Ve sonunda! The Devil, Me+You bu sene çıktı. Önceki iki albümleri Neon Golden ve Shrink'i beğenmiş olanları hayal kırıklığına uğratmayacak bi tat hakim yine albümde. Ama Neon Golden'dan ya da Shrink'ten daha iyi olduğunu söyleyemeyeceğim.
Where In This World şarkısına çektikleri klibi de aşağıdan izleyebilirsiniz
link


Telefon Tel Aviv-Map of What Is Effortless


1999 yılında Charles Cooper ve Joshua Eustis tarafından kurulan elektronika, idm, ambient tarz icra eden amerikalı bi grup Telefon Tel Aviv. 2001 yılında çıkan Fahrenheit Fair Enough ve benim favorim 2004 çıkışlı Map of What Is Effortless albümleri var. Remix yaptıkları kişiler arasında Bebel Gilberto, Apparat, Nine Inch Nails gibileri de var. Apparat'ın Arcadia şarkısına yaptıkları remixin tamamı şurdan ücretsiz dinlenebiliyor.
Map of What Is Effortlessdaki I Lied ve What It Is Will Never Again şarkılarının ayrıca dikkat çekici olduğunu düşünüyorum.
Kendilerini dinleyebilmek için Ukrayna, Çek Cumhuriyeti gibi dillerine ufak bi aşinalığım bile olmayan ülkelerin forumlarına girip aramıştım-bulamamıştım, daha sonra last.fm'de dinleyenlerden istemeye karar vermiştim. Listenin en üstünde gördüğüm birisine mesaj atıp istemeye karar vermişken, onun türk olduğunu farkedip sevinmiştim. Ondan sonra o şahane insan bana Telefon Tel Aviv'in albümlerini tek tek atmıştı. Bende albümlere kavuşmuştum. Sonuç olarak albümlerini internette bulmak çok zor. O sebeple Map of What Is Effortless albümünü upload ettim. Umarım beğenirsiniz. Belki daha sonra Fahrenheit Fair Enough'ı da upload ederim.
"The pleasure's mine, the pleasure's mine, the pleasure's mine"
Map of What Is Effortless

Search

 
◄Design by Pocket► Distributed by Blogspot Templates