
Amerikalı müzisyen ve besteci M.Ward ile tanışmam aslında oldukça geç oldu diyebilirim. 2 yıl önce izlediğim 'Eagle vs. Shark' isimli muhteşem filmde, Bowie'nin Let's Dance'inin muazzam bir akustik coverı çalıyordu. Kim bu acaba diye bakıp bulunca bütün diğer işlerini de çok sevdim. Bir şekilde Nick Drake'i anımsatıyor bana. Amerikan folk, country, blues gibi türlerde müzik yapan M.Ward, 14.Uluslararası İstanbul Caz Festivalinde ülkemizde de bulunmuş.
Şu an solo kariyerinin yanı sıra Monsters of Folk ve bi çoğunuzun bildiği gibi She&Him isimli projelerde çalmakta. Zooey Deschanel'in her zaman çok sevimli olduğunu düşünmüşümdür. Ama son videolarında biraz abartmış ve zaten sevimli olan bir insan bu kadar da hoplayıp zıplayıp tatlılık yapınca antipatik olmuş bence. Çok acayip bir denge var zaten o ikilide, M.Ward'ın bir tane bile gülen fotoğrafını bulamadım mesela az önce. Benim için açıp dinlerken geçebildiğim hiç bir parçası olmayan insanlardan olan M.Ward'ın internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.






Selam! Öncelikle uzun zamandır yazamadığım için blogu takip eden ve yazan arkadaşlarımdan özür dilemek istiyorum. Neden yazamıyorsun diye sorarsanız da imkansızlık cevabını verebilirim. Okkervil River'in Austin'li bir indie rock grubu olduğunu biliyoruz o yüzden direk The Stage Name'den bahsedeceğim. Albüm alışıldık çizgiden çıkmadan eğlenceli bir ziyafet sunuyor. Grubun hızla giden şarkıları bir anda yavaşlatması ve yavaş gidenleri de bir anda eğlenceli bir havaya büründürmesi bu albümde de devam ettiğini söyleyebilirim. Her ne kadar bu özellikleri barındırsa da albüm yenilikçi bir şey vaat etmediğinden Black Sheep Boy albümünün gölgesinde kalmaktan kurtulamıyor. Benim kanaatimce Okkervil River da albümden pek memnun olmamış ki hemen bir sene sonra The Stand Ins.'i piyasaya çıkardılar.