8 Eylül 2008 Pazartesi

Feist - Monarch (Lay Down Your Jeweled Head)

8 Eylül 2008 Pazartesi 0



Kanada’nın soğuk ikliminden, bir bardak sıcak kahve kadar iç ısıtıcı, Leslie Feist! İşte tanıştıralım sizleri, punk dalgalanmasının ardından 3 albümlük bir geçmiş, yumuşak bir yapı, acaba yeni bir Norah Jones mu yoksa Cat Power mı derken kendini daha farklı ama daha güzel ifade etmiş bir bayan.


Albümlerinde gerek davul-bas-gitar rocklamasının yanında keman, çello gibi tatlar da var fakat çalgı aleti gibi kullandığı sesi pek çok kuru folk- alternatif tarzından dinlemesini arttırıyor, oynatma listemize, mp3 çalarlarımıza sinsice girmesini sağlıyor. Tatlı sertliği pek çok kapıyı açmasının yanı sıra, duruşuyla müzik piyasasında oldukça kalıcı gibi görünüyor. Şimdilerde Toronto’da tanımayanın kalmadığı, ilerleyen albümlerinde eminim bayan vokalistler içinde en bilindiklerden biri olacak.


Açılışını Monarch (Lay Your Jewelled Head Down) ile 1999’da başlatmış, ardından gelen Let It Die (2004), The Reminder (2007)’la kendini daha da büyütmüştür. Evet söylemeden olmaz, bir de Open Season (2006) adında derleme albümü var.


Tekrar Monarch’a gelirsek, ki zaten albümleri birbirinin devamı; zincirin ilk halkası, iyi örnekler vererek biraz daha yakınlaştırıyor. Yol ve deniz şarkıları, Leslie eşliğinde kulaklarda. Sakinlik arıyorsanız eğer bu yaz, elinize alın bir kahve buyurun Monarch’ı.


01 It's Cool to Love Your Family
02 The Onliest
03 La Sirena
04 One Year A.D
05 Monarch
06 That's What I Say, It's Not What I Mean
07 Flight #303
08 Still True
09 The Mast
10 New Torch

Bu da linkikiki.

http://www.listentofeist.com/




El Perro Del Mar



Bir şehir, onun müziği ve kendini yavaşça belli etmesi, içinize dalması… Sevimli bayan vokallerinden, yumuşak, kendinize huzurla dinleteceğiniz bir müzik, evet İsveç’in indie grupları. Sözlükteki bir farklı yorumla da, “tatil yapma isteği!”

El Perro Del Mar, tek kişilik Swedish-Indie icra eden grup. Kahramanımız Sarah Assbring bu güzel dinletiyi kulaklarımıza fısıldıyor zaten. 2003’de dünyaya gelen, 2005’te “Look! It’s El Perro Del Mar” isminde bir albüme sahip, son olaraktan, From The Valley To The Stars [2008] ‘ı çıkarmışlardır.

Piyanolar, melodik sözler (evet bunu bu grupta keşfettim), pek de tatlı gelen üflemeliler, merhaba bir tane El Perro Del Mar yiyebilir miyim? İspanyolca, “denizin köpeği” anlamına gelmekte.

Biraz dinlemek isterseniz: last.fm ve ya myspace

Bu da müziği kadar sade internet sayfası.

Newton Faulkner-Hand Built By Robots


…”So don't take my photograph cause I don't wanna know how it looks to feel like this. As cars and people pass, It feels like standing still but I know I'm just moving uncomfortably slow..”
‘uncomfortably slow’ şarkısının mükemmelliğine kendimi kaptırmış bu sözleri mırıldanırken Newton Faulkner’ı tanıtmaya çalışacağım şimdi. Kelimelere kolay kolay dökebileceğim biri olmadığından dinleyince daha iyi anlaşılabileceğine eminim. Ama yinede deneyeceğim anlatmayı çünkü beni harika sözleriyle ve içimi ısıtan sesiyle sarmış durumda. Massive Attack’ın Teardrop şarkısına yaptığı cover ile tanıdım kendisini. Şarkıların orijinal halini çoğunlukla tercih ederim ama Newton bu şarkıyı öyle güzel söylemiş ki orijinalinden çok daha güzel gelen nadir şarkılardan olmuş bana göre. Geçtiğimiz temmuz ayında çıkardığı “Hand Built By Robots” adlı ilk albümünü dinlemeye başladım hemen. Kısaca akustik gitarla harikalar yaratmış diyebilirim. mükemmel bir şekilde kullanmış gitarı. daha önce duyduklarımdan çok daha sıcak ve hoş bir şekilde. Böyle güzel gitar tınıları, bir o kadar güzel bir ses ve süper sözler birleşince dinlemeye doyulamayan bir albüm çıkmış ortaya. Her şarkının farklı bir güzelliği var.şöyle kafanızı yormadan sakince dinleyebileceğiniz bir şeyler arıyorsanız Newton Faulkner’ı bir deneyin derim ben.

linkiki

Kimya Dawson


Şimdi koşarak mahalledeki film cd’cisine gidiliyor. Yok, efendim internet sınırsızsa torrentlar açılıp Juno filmi bulunuyor, izleniyor; yerine göre indiriliyor yine izleniyor. Bu sonbahara girmeye yaklaştığımız günlerde çok da beğeneceğinizi düşüyorum. Hıhı, film kadar sevilen soundtrack albümünden kıvırcık sesli bayan’ı önce düşünüp “ne güzelmiş be” diyeceğinizi duyar gibi oluyorum. Sevgili Noonefliesaroundthesun takipçileri, size KIVIRCIK-SESLİ-KADIN Kimya Dawson’ı taktir ediyorum. Hem de tüm albümleriyle. Bu alkışlar bana mı? Sağolun.


Kim mi? : Anti-folk hareketinin önemli bir parçası, 72 doğumlu Olympia'lı söz yazarı. The Mold Peaches'ın en bilindik elemanı. Şimdilerde Antsy Pants'te eğleniyor sanıyoruz. Evet komik, ironik. Last Fm'den çaldım burayı. gitarıyla gezen bir garip del-i. Şarkı sözleri de eğlenceli. Evet Rapidshare bizim için bir lütuftayken(!) kaçırmayınız derim.


Mates Of State


Ayda bir yazmak gibi mükemmel ötesi istatistiklere sahip biri olarak bunu yenip bu ay şunu 2 yapayım dedim ve karşınıza Conan O'Brien'dan tastikli Mates of State'i getirdim. İstedim ki bütün albümleri paylaşayım ama bu aralar torrent olarak hummalı bir çalışma içerisinde dizi indirdiğim için sadece 20 mayıs 2008 çıkışlı albümlerini paylaşıyorum. Zaten beğenelim bi gerisi gelir yahu (Our Constant Concern yolda (= ). Dediğim gibi geçtiğimiz cuma Late Night With Conan O'Brien programına konuk olup bu albümden çok enerjik cıvıl cıvıl bi parça söyleyip beğenimi kazandılar ve sizlerin huzuruna sunmamı sağladılar. Kori Gardner ve Jasen Hammel piyano ve bateriyi o kadar iyi kullanıyorlar ki gitar sesinin olmaması hiçte sırıtmıyor.

iyi günler dilerim efendim.
Link

Kaki King - Everybody Loves You


Tekrar buraya yazmak güzel bişey bunun için sevgili Patatese teşekkür ediyorum. Bayan King geçtiğimiz mayısta (yanılmıyorsam.) İstanbul'da harika bi konser verip (burasını tamamen salladım) gitardan böyle sesler de mi çıkar yahu dedirtti. Toplamda 6 albümü var. Hepsinden iyisi Everybody Loves You en müthişi. Everybody Loves You'da Kaki King o mükemmel ötesi sesiyle hiç katkıda bulunmamış. Nasıl tarif edilir ki, ama genede yapıcam. Çok az insan gitarın telleriyle ellerini dans ettirir bu da öyle bişey, sanki mutlu edici, rahatlatıcı, huzur verici bi yanı var. Bazen ses çoğalıyor bazen alçalıyor bazen ince bazen kalın çıkıyor, bazende koşan bi tavşana yetişmek istercesine hızlı bazen de uyku sersemi biri kadar yavaş ama sıkılmak olasılık dışı. Albüm hakında en son bişey ekliyorum bu albüm sokaklarda koşarken bağırma hissi uyandırabiliyor aman diyim!..
Heh unutmadan Kaki King'in gerçek adı Katherine Elizabeth King.
Hoşçakalın efendim.
link!

The Tallest Man On The Earth


Dünya'nın en uzun adamının 1.80 boyunda olduğunu söylesem inanır mıydınız? Ama öyle, hem de İsveçli. Dünya'nın en ilgi çekici ülkelerinden birisinde yaşıyor. Gitarı var üstelik. Shallow Graves albümünü 2008 yılında çıkarttı. Bu albümün kaydını basit bir kaset çalarla yaptığını okumuştum, zaten yer yer çatlayan seslerden bunu anlamak zor değil. Peki bu kayıtın basitliği, gitarın oturup çalınmış olması, üzerinde teknik oynamalar olmaması "dünyanın en uzun adamı"'nın müziğini nasıl etkiliyor? Şöyle söyleyeyim; az önce pencereme oturdum, bir bardak kahve yaptım kendime, 1.80'lik dev ilk olarak I Won't Be Found çalmak istedi, tamam dedim ona, daha sonra dedim ki "ufaklık, Where do My Bluebirds?" , kırmadı beni "hemen abi ne demek" dedi. Çok sıcak birisi seviyorum. Odama gelir, gider böyle arasıra.
O kadar uzun ki; uzaya çıkıp Bob Dylan gezegenine gidiyor, ordan bi kaç melodiyi evime getiriyor.
I can't believe this is from Sweden!!

Avey Tare & Kría Brekkan - Pullhair Rubeye


Animal Collective'dan tanıdığımız Avey Tare (David Portner) ve onun eşi, aynı zamanda eski múm elemanı olan Kría Brekkan (Kristín Anna Valtysdóttir) ile birlikte Pullhair Rubeye'ı 2007'nin Nisan ayında piyasaya sürdü. Avey Tare ve Kría Brekkan'ın birlikte vokallere katkı yaptıkları bu albümde her ikisinin grubundan da esintiler taşıyor.
(Devamı)
Pullhair Rubeye

Forth


Merhaba! The Verve geri döndü! Hem de nasıl döndü! Onları tanımayan yoktur sanıyorum. Britpop'un en önemli isimlerinden. Yayınladıkları Urban Hymns albümüyle "efsane grup" yakıştırmasını sonuna kadar hak eden bir grup.
11 yıl aradan sonra karşımızda "Forth" ve tekrar "The Verve".
Bu 11 yıl içinde, Richard Ashcroft'ın ilkini 2000 yılında çıkarttığı üç solo albüm The Verve'ün yerini dolduramayacak "öylesine" işler oldu. Hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı, ve bu yeni albüm için heyecanlanmayan hayranların ortaya çıkmasını sağladı. Bir o kadar da Ashcroft ve tayfasından yeni bişeyler duymayı özleyen vefakar hayran kitlesi de vardı(Devamı)
Download

Louise Attaque

Efendim geçenlerde şöyle yeni neler yazılmış diye bakmak için bi girdim baktım ki milattan öncelere dayanan tarihte yazmışım en son yazımı. Hemen oturdum tabi bişeyler yazayım diye, o sırada dinlediğim louise attaque'ı kurban seçtim ama bu sefer farklı bi albümle. Daha önce A Plus Tard Crocodile için bir tam sayfa yazı yazmıştım sonra üşendim tekrar bloga yazmayı bıraktım bi köşeye, sonra yazarım diye. Sonra "ben neden ilk albümünü dinlemedim" dedim. Hemen indirdim Louise Attaque'ı tabi bu olaydan 10 gün sonra ancak fırsat bulupta oturup dinleyebiliyorum. Bu grubun bende yeri farklıdır birazcık. Bi ara Edith Piaf'a sardığımda tesadüfen internette bi keşif turunda rastladım Louise Attaque'a hemen indirdim albümü. Tabi benim bilgisayarımın klasörlerinde kütüphanelerin uç bucak köşelerinde tozlu kitaplar gibi kaldı bir süre. Baya sonra bu neymiş dedim dinlemeye başladım hasta kaldım. Louise Attaque'ın kendi adını taşıyan ilk albümleri 1994'te kurulan fransız rock grubu(kimileri folk rock olduğunu savunuyor kimileride bunu saçma buluyorlar sanırım grup 2. kezde dağılıncaya kadar devam edicek bu tartışmalar. Grubun bu albümü iki buçuk milyon kopya satmış ve (herkesin ortak bir görüşü) Fransa'dan çıkan en iyi gruplardan birisi olduğu şeklinde. Prodüktörlüğünü Gordon Gano üstlenmiş(zaten kötü bişey çıkması imkansız). Bu kadar wikipedia bilgilerinden sonra asıl konuya gelelim. Çok farklı bi albüm Louise Attaque en başta eğlenmeliyim ve daha sonra kesinlikle fransızca öğrenmeliyim gibi düşüncelerle albümdeki dakikalar dakikaları kovalıyor. Fakat aynı şarkının bi benzerini bulmak imkansıza yakın. Zaman zaman keman sesleri sözlerin tamamlayamadıklarını dile getiriyor. Arada müzik duruyor ve fransızcayla başbaşa kalıyoruz. Yani başta yaptığım gevezelikler albüme gelince duruyor, çünkü gerçekten harika bişey ve herkesin kendine farklı bi pay çıkarması gerektiğini düşünüyorum.
Link

Search

 
◄Design by Pocket► Distributed by Blogspot Templates