17 Mayıs 2009 Pazar

Damon Albarn

17 Mayıs 2009 Pazar 3


Çok uzun zamandır buraya bir şeyler ekleyemediğim için özür diliyorum öncelikle. ama artık biraz daha rahat bir döneme geçiş yaptığım için o kadar boşlamayacağım burayı. ufak çaplı geri dönüşüm için yeni bir şey olmasa da büyük bir kesimin dinlemekten zevk aldığı eski ve harika bir ismi huzurlarınıza sunacağım. yaz mevsimini karşıladığımız şu günlerde dinlerken içimi serin tutabilecek ve eğlendirebilecek bir şeyler arıyordum. Damon Albarn'ı karşımda buldum bu arayış içindeyken. uzun zamandır kendisinin sesine uzak kalmıştı kulaklarım. Ve suratıma esen sıcak yaz rüzgarının arasına karışan sesi tam da aradığım şeydi.Blur'dan Gorillaz'a, The Good The Bad and The Queen'e, Damon'ın brit pop dan alternatif rock a hatta elektronik müziğe geçişini ve bunları kendine özgü yorumuyla, büyük başarıyla harmanlayışını dinlemeye başladım yeniden.belki aranızda benim gibi Damon'ı ve projelerini bir süreliğine boşlamış ve yaza girerken beynini yormadan dinleyebileceği aynı zamanda tanıdık ve rahatlatıcı bir ses arayanınız varsa diye huzurlarınızda A'dan Z'ye Damon Albarn.
Blur
Leisure (1991)
Modern Life Is Rubbish (1993)
Parklife (1994)
The Great Escape (1995)
Blur (1997)
13 (1999)
Think Tank (2003)

Gorillaz
Gorillaz (2001)
Demon Days (2005)

The Good, The Bad & The Queen
The Good, The Bad & The Queen(2006)

28 Nisan 2009 Salı

Maxïmo Park - Quicken the Heart

28 Nisan 2009 Salı 0


2009 gerçekten iyi gidiyor değil mi? Eskilerden kalmış iyi gruplar bunların başında tabiki Maxïmo Park gibi gruplar geliyor birer birer album çıkarmaya başladılar içlerinde değişen yada yerini koruyan örnekler tabiki var. Ama değinmek istediğimiz konu tabiki Maxïmo Park, yerini koruyan muhafazakar indie gruplarından biri(en sevdiğimden)... Album gayet hoş ve dinlemesi çok zevkli muhteşem şarkılar yok(our velocity gibi) yada ben daha alışamadım ama kötü şarkı da yok...

DOWNLOAD


not: the Maccabees'in albumu daha iyi...

the Maccabees - Wall of Arms (2009)


2009 gerçekten iyi başladı... Birsürü indie rock grubu album çıkarttı ancak dinlediklerim içerisinde en iyisi bu sanırım... Maccabees zaten iyi bi gruptu ilk albumleride gayet iyiydi ancak yeni albumleri biraz daha karanlık geldi(kötü olmamış)... Dinlemekte yarar var...


25 Nisan 2009 Cumartesi

Discount

25 Nisan 2009 Cumartesi 0

Discount, 1995 ve 2000 yılları arasında aktif olmuş bir Punk grubu... Davulda Bill Nesper, gitarda Ryan Seagrist, bassda Todd Rockhill ve vokalde Alisson Mosshart'dan oluşuyor... Alisson Mosshart'ın o zaman "VV"si yok tabii... Zira kendileri küçücükler bu grup aktif olduğu sırada... 17-22 yaşları arasındaydı... Şu anda tabii ki kendilerini The Kills'den biliyoruz... Grubun albümleri var ama internet ortamında bulunamıyor... Grup dışından biri gruba Myspace açarak bulabildiği tüm kayıtları koymuş zaten... Onun dışında grubun kendi sitesi de var ama şarkılara dair bir şey yok orada...


Discount Official Website

Discount Myspace

16 Nisan 2009 Perşembe

Mystery Jets

16 Nisan 2009 Perşembe 1

Laura Marling ile olan düteleriyle ilk dinlemeye başladığım çok tatlı bir grup bu... Her zaman dinlenmiyor ama eğlenceli zamanlarınızda dinlediğinizde de fazlasıyla keyif alabiliyorsunuz... Karmaşık şeyler yapmıyorlar değişik olalım diye... Güzeller, hoşlar... Sadeler...

Mystery Jets - Zootime

Mystery Jets - Twenty One

Mystery Jets - Making Dens

Ayrıca şu klip de tavlanmama sebeptir...

1 Nisan 2009 Çarşamba

Jenny Owen Youngs - Batten The Hatches

1 Nisan 2009 Çarşamba 0


Jenny Owen Youngs'a Weeds izlerken rastladım... Zaten direkt olarak dikkatimi çekti o şarkı... O şarkı dediğim de "Fuck Was I" tabii ki... Sonra da zaten o mükemmel "Hot In Here" coverını keşfettim ve hayran oldum... Üstüne üstlük hem çok güzel cover yapıyor bu hatun, hem de inanılmaz söz yazıyor... İnanılmaz demek tabii ki çok şiirsel demek değil her zaman... Çok basit sözler yazıyor ama çok doğru oluyor... Kendilerine üstelik "Voice On Tape" isimli şarkının başında bir de Regina Spektor eşlik ediyor... Her ne kadar şarkı söylemese de onun da sesini duymak hoş bir şey tabii... Ritmi hızlı olan şarkıları bile hüzünlü üstelik... İnanılmaz keyifli bir müzik yapıyor, son derece tavsiye ederim...


Jenny Owen Youngs - Batten The Hatches (2008)

Laura Marling - Alas, I Cannot Swim


Laura Marling yaklaşık 1 sene önce Mystery Jets'in "Young Love" şarkısına eşlik ederek tarafımdan keşfedilmişti... Uzun süredir de Folk yapan hatunlara karşı özel bir ilgim olduğundan benim için altın değerinde gibiydi... Üstelik yaşına başına rağmen çok da derin ve şiirsel şarkı sözleri yazıyordu... Burda da belirtmem gerekir ki kendileri Reading açıklarında, 1 Şubat 1990 yılında doğmuştur... Tamamını saatlerce dinleyebileceğim 5-6 albümden birini kaydetmiştir... Tek albümü vardır ve yenisi çıkana kadar her notası ezberlenir...

Laura Marling - Alas, I Cannot Swim (2008)

29 Mart 2009 Pazar

Franz Ferdinand - Tonight

29 Mart 2009 Pazar 0
Evet kabul ediyorum aslında Tonight iyi album ama içinde olan synth öğeleri beni müzikten uzaklaştırdı, çünkü albumdeki synth sesler o kadar ucuz geliyorki bana klasik FF gitarlarını bozuyor sanki. Bassline da da ayrı bir sorun var gibi(belkide basın birazcık önde olmasıdır sorun)... Davullar eski FF, sadece tonları daha kurulaştırılmış(synthlere uysun diye sanırım)... Dans etmek istiyorsanız gayet iyi bir album, ruh varmı derseniz bu adamlarda, "ne zaman ruhları vardi ki?" derim...

DOWNLOAD

24 Mart 2009 Salı

Franz Ferdinand

24 Mart 2009 Salı 0
Elektronik müzik tüm dünyamızı sarmış bulunmakta. Binlerce grup ve ya dj kendi alanında bir şeyler icra etmeye çalışıyor. Gruplayamadığımız çoğu müzik grubuna indie diyoruz. Artık Frank Sinatra gibi ağabeyler de çıkmıyor. Ağlamaklı kız sesiyle müzikler dinliyoruz. Şikayetçi de değiliz, bunda kötü bir şey yok. Ama farkında olmalısınız ki, biraz farkla tekrar yaşanıyor. Evet kurduğum cümlenin farkındayım. Farklı tekrar. Hı hı.

Şimdi eskiden rock piyasasında deri ceketli metalciler ve deri ceketli skinheadler vardı. Zamanla glam’ler çıktı. Taytı buldular. Grunge çıktı, biraz şaşkındı. Aradaki tarzları sayamayacak yada kronojiyi kaçıracak kadar yaşamadım. Ama bildiğim bir şey var ki, o da rock’tır. Kendi içinde dallanıp budaklansa da gitarı elektronik duyacağımız sizin ilk tercihinizdir. Grup ne olursa olsun. Ama artık rock dinlemiyoruz. Indie dinliyoruz. Neden mi Indie dinliyoruz. Çünkü “işte”.

Ama meğersem bunları düşünmek çok saçmaymış. Bir yere varmıyor. Sadece dinlemeye, üretimi yemeye, başka duygular tatmaya çalışıyoruz. Bunca güzel cümlemin altında Franz Ferdinand linki vermek belki komik duracak. Kötü olduklarından değil, bir ahkam beklediğinizdir. Oh hayır sevgili okurlar. Bu satıra kadar sabırla okuyabiliyorsanız sizi sevdiğimden daha da bir şey demem. Pihih.

Bu sevgili İskoç Indie grubu meğersem 2004de kurulmuş. Belki önceden de vardı ama bizle o zaman tanıştı. O da bir şey mi ismi daha güzel. Avusturya-Macaristan İmparatorluğun Arşidükü’nü tanırsınız siz. Tarih dersinde az mı gördük de… Bu adamın suikastıyla 1. Dünya Savaşı başlamıştır ya, ondan. E tabi birbirinden renkli Mtv sunucuları gibi “frenz fördinıınd” demiyoruz ki. Yazdığımız gibi okuyoruz Franz Ferdinand’ı.

Evet işte öyleymiş.


Franz Ferdinand - Franz Ferdinand (2004)


01. Jacqueline
02. Tell her tonight
03. Take me out
04. Dark of the matinee
05. Auf achse
06. Cheating on you
07. This fire
08. Darts of pleasure
09. Michael
10. Come on home
11. 40 ft



Franz Ferdinand - You Could Have it so much better (2005)


01. The fallen
02. Do you want to
03. This boy
04. Walk away
05. Evil and a heathen
06. You’re the reason I’m leaving
07. Eleanor put your boots on
08. Well that was easy
09. What you meant
10. I’m your villain
11. You could have it so much better
12. Fade together
13. Outsiders

7 Mart 2009 Cumartesi

Everything Is Illuminated Soundtrack Album

7 Mart 2009 Cumartesi 1

everything is illuminated son zamanlarda izleyip de hayran olduğum iki filmden biri. tıngır mıngır ilerleyen güzel bir hikayeye sahip hoş bir film. film ukrayna da geçiyor. filmde kendisini hobbit olarak tanıdığımız elijah wood ve gogol bordello'nun solisti pek şirin ukrayna aksanıyla ingilizce konuşan eugune hütz başrollerde. aslında bir romanmış everything is illuminated. filme uyarlanmış bir çok roman gibi. filmin konusundan biraz bahsedecek olursak; amerikalı, kavanoz dipli gözlüklü, yanakları sıkılası yahudi genç jonathan safran foer -elijah wood- bir soy araştırması içindedir. ikinci dünya savaşı yüzünden dedesinin geçmişinde tamamlayamadığı parçalar vardır. dedesi öldükten sonra dedesinin geçmişini araştırmak için ukrayna'ya gider.jonathan aynı zamanda bir koleksyoncudur. ailesine dair şeyleri toplamaktadır. ukrayna'da yolcuğu sırasında kendisine rehberlik edecek alexander perchov-eugune hütz- ve dedesi ile tanışır. ve hikayemiz burada başlar. konusu çok tanıdık gelse de gerek müzikleriyle gerek görüntü yönetmenin olağanüstü çalışmasıyla başarılı bir film halini almış everything is illuminated.
asıl filmden bahsetme sebebime gelirsek başlıktan da anlayabileceğiniz gibi soundtrack albümü.
17 adet şarkı var soundtrack albümünde.8 tanesi Paul Cantelon tarafından bestelenmiş. şarkılar Leningrad, Arcady Severny,Csókolom, Tin Hat Trio ve tabi ki Gogol Bordello gibi ska punk grupları tarafından yorumlanmış. Paul Cantelon amerikalı besteci. 17 yaşında geçirdiği bir bisiklet kazası sonrası amnezya ortaya çıkmış ve müzik yapmayı tekrar öğrenmek zorunda kalmış. özellikle filmler için yaptığı bestelerle tanınıyor. aynı zamanda Wild Colonials adlı alternatif rock grubunda keman, piyano ve akordiyon çalmakta. nasıl filmle bu kadar bütünleşebilmiş şakılar yapabildiğini hala aklım almamakta ama zevkle dinlememi engellemiyor tabii bu. filmi de izlerseniz eğer-ki bu kadar övgüden sonra izlenir bence. hıhım evet- ayrı bir zevkle dinleyeceğinizi temin edebilirim.
torrent linkini vereceğim şimdilik, en kısa zamanda da albümün kendisini rapidshare'e yükleyip buraya koyacağım efenim. iyi dinlemeler.

geç gelen edit: download by rapidshare
Torrent

Search

 
◄Design by Pocket► Distributed by Blogspot Templates